Deyimlerimiz ve Atasözlerimiz

Bir toplumun dilinde yaşayan deyimler ve atasözleri, o toplumun hafızasının en canlı parçalarıdır. Yüzyıllar boyunca kuşaktan kuşağa taşınan bu sözler; yaşanmış acıları, öğrenilmiş dersleri, ortak sevinci ve köy yaşamının olağan akışını birkaç sözcüğe sığdırmayı başarır.

Bu sayfada Müşküle’ye özgü deyimler ve atasözleri bir araya getirilmiştir. Pek çok ifade köy ağzının kendine has söyleyişiyle korunmuş; yanına hem yerel söyleyiş biçimi hem de İstanbul Türkçesiyle karşılığı ve anlamı eklenmiştir. Köye özgü olmayan, ama köylülerimizin günlük konuşmasında yer edinmiş bazı yaygın ifadeler de İstanbul Türkçesi etiketiyle ayrıca belirtilmiştir.

Bu söz dağarcığı; Müşküle ‘nin tarihine, insanına ve yaşam biçimine açılan küçük ama değerli bir penceredir.

” ñ “harfi “NG”sesi ile yani; art damak ” N “si olarak,
” : ” işaretinden önceki harf ise uzatarak okunmalıdır.

A:med olmassa, Me:met olur

Ahmet olmazsa, Mehmet olur

Başarısızlık durumunda umudun yitirilmemesi gerektiğini, her zaman başka yolların da var olduğunu anlatmak için kullanır.

Aklı gaymak

Aklı kaymak

Olmayacak, uçuk kaçık şeyler söylemek, önermek.

Aklım çıkdı

Çok korktuğunu belirtmek için söylenir.

Aklımıñ sölezine gelmez

Kafama takmam, dert etmem anlamında söylenir. (Örnek: Hakaretlerin aklımıñ sölezine gelmez.)

Allah boy ve:miş, gerisiñi goyve:miş

Allah boy vermiş, gerisini koyvermiş

Aptallık eden uzun boylulara söylenir.

Anadañ atadañ

Ailemden kaldı ya da ezelden beri. (Örnek: Bu ev, anadan atadan benim.)

Aracı yir bereyi

Aracı yer bereyi (yara)

Bir işte aracılık yapmak çok zordur. Bütün sıkıntıyı aracılık yapan kişi çeker anlamında.

Arap öpmeyinen dudak gara:maz

Arap öpmeyle dudak kararmaz

Mecbur kalındığında, kişinin kendisine ters gelen bir işi yapmasının onu üzmemesini anlatmak için kullanılır.

Atatürk gibi

Güzel, yakışıklı, bilgili, görkemli ve ahlaklı kişi.

Ateş Alañ Dudu

Ateş Alan Dudu

Gittiği yerde çok durmayan kişiye söylenir. (Örnek: Daha yeni geldin; niye kalkıyorsun, ateş alan Dudu)

Bagası yol gocadır

Aptalı yol kocatır

Bagas, aptal anlamına gelen köyümüze özgü bir sözcüktür. "Akılsız başın cezasını ayaklar çeker" anlamında kullanılan bir deyimdir.

Bakdın deli; sen dön geri

Baktın deli; sen dön geri

Bir kimse sözden anlamayan, hâlden bilmeyen saygısız bir kişiliğe sahipse, onunla asla muhatap olunmamalıdır.

Başımda deyirmen daşı dönüyo

Başının dertten hiç kurtulmadığını anlatmak için kullanılır. (Örnek: Bu nasıl iştir, başımda değirmen taşı dönüyor.)

Bayguşuñ baza:da işi ne?

Baykuşun pazarda işi ne?

Kendini veya başkasını küçümsemek amacıyla söylenir.

Bi gaşık ta:ranañ varısa, erbabıña bişitdir

Bir kaşık tarhanan varsa, erbabına pişitdir

İşin mutlaka ehline yaptırılması gerektiğini anlatmak için söylenir.

Bin bununu yimek

Gereksinimlerinin de üzerinde çok iyi bir yaşam sürmek.

Bir kile duz yir de, bi yudum su içmez

Bir kile tuz yer de, bir yudum su içmez

Derdini içine atan, kimseye anlatmayan kişiler için kullanılır.

Bir pak

İyice, güzelce. (Örnek: Oturup bir pak karnımı doyurdum.)

İstanbul Türkçesi

Bostan oyuğu

Avanak, bön.

Buldun bi goyun; yi de doyun

Buldun bir koyun; ye de doyun

Elindekilerle yetinmeyi bil; şikayet etme.

Buruñ gırıñ

Bir kişiye kırgın olunduğunu, aralarının pekte iyi olmadığını anlatmak için söylenir. (Örnek: Arkadaşımla aramız burun gırın.)

Canıma com com

Bana göre hava hoş anlamında kullanılır.

Cinganıñ torbasıñda ekmek olunca uyuyamazımış

Çingenin torbasında ekmek olunca uyuyamazmış

Elinde avcunda ne varsa bitirene kadar uğraşmadan içi rahat etmeyen kişileri anlatmak için söylenir.

İstanbul Türkçesi

Cobul olmak

Bolluk içinde olmak.

Çakır hoca

Olmadık şeylerden korkan kişiler için söylenir.

Çene bezirganı

Çok konuşanlar için söylenir.

İstanbul Türkçesi

Çıllık mıllık olmak

Korkudan bağırarak kaçışmak.

Daşı eline al da, köpeyi ö:le an

Taşı eline al da, köpeği öyle an

Kötüye bulaşacaksan, önlemini al anlamında kullanılır.

Dav ardında osun da, daş altında olmasın

Dağ ardında olsun da, taş altında olmasın.

Kötü bir sonuca katlanılmaktansa, daha az kötü bir sonuca razı gelinmesi.

Deddiri düddürü

Abuk sabuk anlamında kullanılır. (Örnek: Yaptığın her iş deddiri düddürü.)

Deli dalacan

Genellikle küçük çocuklar için kullanılan bu deyim, yerinde duramayan, aşırı etkin kişiler için söylenir.

Deliksiz gabaya giriyo

Bir kimsenin aşırı derecede hareketli ve yaramaz olduğunu anlatmak için kullanılır. (Örnek: Bizimki deliksiz kaba giriyor.)

Dere tepe gonuşmak

Dere tepe konuşmak

Olmadık şeyler konuşarak konunun dışına taşan, söyledikleriyle insan yüreğini kıran kişiler için söylenir.

İstanbul Türkçesi

Desdi tıkası

Tombul ve kısa boylu kişi.

İstanbul Türkçesi

Dırca gitmek

Alttan alıp tartışmayı bitirmek yerine, karşısındakinin sürekli damarına basmak.

Dibiñi dar etmek

Bir yiyeceği ya da parayı bitirene kadar uğraşmak.

Dil dolaşıklıyı

Dil dolaşıklığı

Kişilerin birbirlerine incitecek sözler söyleyip darılmaları.

Dil mi göze:, dilbe: mi?

Dil mi güzel, dilber mi?

Tatlı dille her sorunun çözülebileceğini, tatlı dilin fiziksel güzellikten çok daha önemli olduğunu anlatmak için söylenir.

Diline vird etmek

Bir şeyi dilinden düşürmemek. Bıkkınlık verircesine aynı şeyden bahsetmek.

İstanbul Türkçesi

Dişi, dırnayı gülmek

Çok sevinmek, mutlu olmak.

Domba düdük etmek

Duyulmaması gereken bir olayı herkese duyurmak. (Örnek: Bizi domba düdük ettin.)

Don yavı

Don yağı

Soğuk, sevimsiz kişi.

İstanbul Türkçesi

Düdükcü

Gücü yettiği halde üretmeyen, boş boş gezen ya da kendisine pek inanılmayan, kaypak kişi.

Eğreti giyen gırıdır; sabısının g:anını gurudur.

Eğreti giyen kırıtır; sahibinin kanını kurutur.

Kimseden emanet birşey alınmaması gerektiğini öğütleyen bir deyimdir.

Ekmek mayadan, gız anadañ olur.

Ekmek mayadan, kız anadan olur

"Anasına bak kızını al" anlamında kullanılır.

Elekci gası

Elekçi karısı

Evinde oturmayan, sürekli gezen kişiler için söylenir.

Elin lafı ele golaylı gelir

Elin lafı ele kolay gelir

Emanet eşeñ bayır yuka kopa paldımı

Emanet eşeğin bayır yukarı kopar paldımı

Paldım, semerin yokuş inerken kaymasını engelleyen kayıştır. Emanet alınan birşeye mutlaka zarar geleceğini ifade etmek için söylenir.

Erken giden işiñe; geç gakan düşüñe

Zamanını uykuda harcamayıp çalışmak ve üretmek gerektiğini anlatmak için söylenir.

Esirgeneñ göze çöp bata:

Esirgenen göze çöp batar

Abartılı bir şekilde esirgenen, korunan, kıskanılan birşeyin eninde sonunda zarar göreceğini ifade etmek için söylenir.

Eşeñ yimediyi ot başıñı a:rıdır

Eşeğin yemediği ot başını ağrıtır

İnsanın bilmediği birşeyi yaparken mutlaka acemilik çekeceğini ifade etmek için söylenir.

Eyi yüz, eyi surat

İyi yüz, iyi surat

Bir kişiye kötülük edip yaptıklarından utanmayarak yeniden o kişiyle konuşmak isteyen kişi.

Eyinin yanına gidesiñ eyilik bılaşır; kötünün yanıña gidesiñ kötülük bılaşır

İyinin yanına gidersin iyilik bulaşır; kötünün yanına gidersin kötülük bulaşır

Gaba göt

Kaba göt

Küçük bir iş görse bile hemen yorulan.

Gabıcaklamak

Cevizi yeşil kabuğundan ayırma işi. Aynı zamanda durduğu yerde duramayan kişiler için söylenir.

Gadı önüne galle mi çıkıcak

Kadı önüne galle mi çıkıcak

Bir işi yaparken aşırı titizlik gösterenlere söylenir.

Gara avaca gandil asa

Kara ağaca kandil asar

Elinden her türlü kötülük gelir anlamında kullanılır.

Gara damaklı

Kara damaklı

Dediğinden asla dönmeyen, inat.

Garabazarı

Ölçüsüz, öylesine, rastgele. (Örnek: Yemeğin tuzunu garabazarı attım.)

İstanbul Türkçesi

Gaz Osman

Avanak, bön.

Gemini gevmek

Yapacak gücü olduğu halde çalışmadan oturan, tembellik eden.

İstanbul Türkçesi

Gıldır gıldır

Bir işin hiç sekteye uğramadan gittiğini anlatmak için kullanılır. (Örnek: Makine gıldır gıldır işliyor.)

Gırk apdesli

Kırk abdesli

İşini bir türlü bitiremeyen uyuşuk kimseler için söylenir.

Gız evladı bi topak hamır, nereye ata:sañ oraya yapışır

Kız evladı bi topak hamur, nereye atarsan oraya yapışır

Kız evladının mutlaka yuvadan ayrılacağını, kime verilirse orada yuva kuracağını ifade etmek için söylenir.

İstanbul Türkçesi

Gız gözeli

Çok yakışıklı, bebek yüzlü erkeklerin güzelliklerini anlatmak için söylenir.

Gizli buzaya gelen, eşgare dovurur

Gizli işler çeviren kötü niyetli kimselerin yaptıklarının mutlaka açığa çıkacağını anlatmak için söylenir.

Götü, başı bir oynamak

Söyledikleriyle yaptıkları bir olmayan, dönek, kalleş ve oynak kişiler için söylenir.

Göyün dönmesi

Gönül dönmesi

Mide bulantısını anlatmak için kullanılır.

Gulak hamırı

Kulak hamuru

Söz dinlemeyen, anlayışı kıt kişiler için söylenir.

İstanbul Türkçesi

Gurum gibi

Siyah renkli ve renginden çok bir şey kaybetmemiş, yeni gibi duran kumaş ya da giysi. (Örnek: Kazakların zaten gurum gibi.)

Guzularınan gırkılmak

Kuzularınan kırkılmak

Yaşından beklenmedik eylemlerde bulunan, kendinden küçüklerle ve dengi olmayanlarla bir hareket etmeye çalışan kişileri anlatmak için söylenir.

Gün bata:; gavır yata:

Gün batar; gavur yatar.

Günü elden geldiğince değerlendirmeden erkenden uyuyanları eleştirmek için söylenir.

Güvenme dosduña, bok doldurur postuña

Bir kimseye körü körüne güvenilmemesini, her zaman uyanık olunmasını ifade eder.

İstanbul Türkçesi

Güvey Me:med

Güzel giyinmeyi seven ve kendine bakan erkek.

Güz bilici

Güz pilici

Soğuğa dayanamayan, hemen hastalanan narin kimse.

Halıña bakmadan, Hasan dayıynañ oduna gidiyo

Haline bakmadan Hasan dayı ile oduna gidiyor

Durumuna bakmadan her işe kalkışanları uyarmak için kullanılır.

Hallanmak

Hallenmek

Zayıf bir kişinin aşırıya kaçmayacak biçimde kilo alması, toparlanması.

Hamparış'ın hacı memiş

Sürekli birşeyler yemeyi alışkanlık edinen kişi, pis boğaz.

Han oldu

Bir yerin çok soğuduğunu anlatmak söylenir. (Örnek: Kapat kapıyı, evin içi han oldu.)

İstanbul Türkçesi

Hap yap; para kap

İşe yaramayan eşyaları süsleyip püsleyip insanlara satarak ceplerini boşaltmak isteyen açık gözlüleri eleştirmek için kullanılır.

İstanbul Türkçesi

Harman darman olmak

Dağılmak, param parça olmak. (Örnek: Yalanla ayakta tuttuğu yuvası, harman darman oldu.)

Hazıra hazna dayanmaz

Hazıra hazne dayanmaz

Hazıra dağlar dayanmaz anlamında bir deyim.

Her gelendeñ alañla, göyneksiz galañla

Her gelenden alanlar, gömleksiz kalanlar

Olmadık şeylere para harcayanların, sonunda sıkıntı çekeceklerini anlatmak için kullanılır.

İstanbul Türkçesi

Hesapsız sıçma oturan, emekleylek daş ara.

Bir işi planlamadan, sonuçlarını göze almadan yapmak istenmeyen sonuçlara neden olabilir.

Hora geçmek

Minnet, şükran ifadesi.

Hun oldum

Çok üzüldüğünde söylenir.

Islık sıçanı

Kabahat işleyen ve bunun farkında olarak utanan, insanlardan kaçan kişiler için söylenir.

İstanbul Türkçesi

İ:san baldan, gaymakdan usanıyo

Sürekli aynı şeyler yapmak insanı usandırır. İnsan her alanda sürekli en iyiyi aramalıdır.

İ:sanıñ eyisiñnen del, kötüsüñnen geçiniceñ

İnsanın iyisiyle değil, kötüsüyle geçineceksin

İyiyle geçinmenin kolay olduğunu, marifetin kötüyle geçinmek olduğunu ifade etmek için söylenir.

İçi gan, dışı gön

Sürekli kötülük düşünen ve olayları hep kötüye yorumlayan kişiler için söylenir.

İçirik gibi

Kullanılmayan kirli kumaşlara "içirik" denir. Bir şeyin kirli olduğunu belirtmek için kullanılır.

İstanbul Türkçesi

İlimsiz dikimsiz

Hiç bir şey bilmeyen, elinden bir iş gelmeyen ve öğrenmek için çabalamayan kişiler için söylenir.

İstanbul Türkçesi

İtil itil bakmak

Gözlerini kaçırmadan bakmak.

İstanbul Türkçesi

Kendini kütaf etmek

Kendini harap edercesine üzmek, yormak.

Köpek bok yimekdeñ ferat gelmez

Huylu huyundan vazgeçmez anlamında söylenir.

Köpek daşlamak

Köpek taşlamak

İş görecek gücü olduğu halde, amaçsızca vaktini harcamak.

İstanbul Türkçesi

Köpeye dolañma; ormañı dolan

Bir işte, zararlı olan zahmetsiz seçeneği seçmektense, zor olan hayırlı seçeneği seçmenin daha iyi olduğunu anlatmak için söylenir.

İstanbul Türkçesi

Kör dellal

İnsanları rahatsız edercesine yüksek sesle konuşan.

İstanbul Türkçesi

Körün hanı

Neredeyse konuğu hiç eksik olmayan ev.

Kösülmek

Kendini harap edercesine ağlamak.

Lök gibi

Yerinden kalkmayan, bir türlü harekete geçmeyen uyuşuk. (Örnek: Oturma öyle lök gibi.)

İstanbul Türkçesi

Malak gibi

Manda yavrusuna malak denir. Mandalar çamurda yatmayı severler. Bu deyim üstünü başını kirleten kişiler için kullanılır.

Manov fıçısı

Manav fıçısı

Aşırı şişman kişi.

Me:med'deñ alır A:med'e geydirir

Mehmet'ten alır Ahmet'e giydirir

Sürekli borçlanarak yaşayan, borcunu borç ile kapatan kişiler için söylenir.

Mızık gibi

Kendini hasta zanneden kimseye, aslında hasta olmadığını anlatmak için söylenir. (Örnek: Hiçbir şeyin yok, mızık gibisin.)

Misafirin guyruğu apışarasında olur.

Misafirin kuyruğu apışarasında olur.

Misafirliğe götürülen ya da bir eve konuk gelen küçük çocukların uslu durmaları için söylenir. Misafirin ev sahibini utandıracak, üzecek harekette bulunmaması gerektiğini anlatır.

İstanbul Türkçesi

Misir unu

Güçsüz, takatsız insan.

İstanbul Türkçesi

Ne eyere geliyo; ne semere

Her türlü seçenek sunulsa da hiç birine razı olmayan.

Oba oldu

Bir yerin duman altında kalması.

Od yok, ocak yok

Bir kişinin çok yoksul olduğunu, yiyecek ekmeği, yakacak odunu olmadığını anlatır.

Odlu gözün arayerinde

Aniden oldu, bir anda olup bitti anlamında kullanılır. (Örnek: Çocuk odlu gözün arayerinde kayboldu.)

Okunmadık düvüne kesdene satma: mı gidem?

Okunmadık düğüne kestane satmaya mı gideyim?

Çağırılmayan yere asla gidilmemesi gerektiğini anlatmak için kullanılır.

Olmadıñ bi aslı olur

Bir işte başarılı olunamıyorsa mutlaka birşeyleri yanlış yaptığımızı, suçu kendimizde aramamız gerektiğini, mazeretlere sığınılmamasını anlatmak için söylenir.

Orakcınıñ ora:nı saklamak

Orakcının orağını saklamak

Bir kişiyi işinden alıkoymak.

Ortalık Haccesi

Ortalık Haticesi

Oradan oraya söz taşıyıp insanları birbirine düşüren, ortalığı karıştıran kimse.

Osurdumu sıçdı oluyo

Ne yapsam yanlış anlaşılıyor anlamında söylenir.

İstanbul Türkçesi

Öküzü götünden samanlamak

Bir şeyi yanlış anlamak.

Övgün öküz düvene sıça:

Bir kişiyi gereksiz yere övmenin doğru olmadığını ve zarar getireceğini anlatmak için söylenir.

İstanbul Türkçesi

Paçanaklı

Temizlik konusunda titiz olmayan, giyimine özen göstermeyen, pis kimse.

Palas pandıras

Apar topar.

Papaz harman olmak

Kavga etmek, birbirine girmek, dalaşmak.

İstanbul Türkçesi

Partal attırmak

Bir şeyi parçalamak, didik didik etmek.

Pek yavız

Pek yavuz

Zarif, ince, kibar anlamında kullanılır.

Peşiraf vermek

Ukalaca, nutuk atar gibi konuşmak.

Sana bi tıngır, otu da bitiñi gır

Sana bi tıngır, otur da bitini kır

Karışma, kendi işine bak anlamında söylenir.

Sekiz davı dokuz seyiddiriyo

Sekiz dağı dokuz koşturuyor

Çok gezenler için söylenir.

Serfoşun mekdubu okunmaz

Sarhoşun mektubu okunmaz

Sarhoş kişinin ne yapacağı belli olmadığı için onu muhatap almamak, bulaşmamak gerekir.

Sığır, buza: geldi

Sığır, buzağı geldi

Sohbeti uzatan kadınlara şaka yollu takılmak için söylenir. Akşam oldu hâlâ sohbet ediyorsunuz; işiniz yok mu anlamında.

Sındırlıyı sıyıddırdı

Çok gezenler için söylenir.

İstanbul Türkçesi

Sırpandöşek

Boylu boyunca yatmak, yatırmak. (Örnek: Bahçedeki otları sırpandöşek yaptım.)

Sırtıñda yımarta küfesi mi va:?

Sırtında yumarta küfesi mi var?

Mecbur olmadığın bir sıkıntıya niye katlanıyorsun; boşver gitsin anlamında.

Söhbetsiz

Sohbetsiz

Düşünmeden olur olmaz konuşup insanların yüreğini inciten ve konuşma adabını bilmeyen kişiler için söylenir.

Şaşbaş olmak

Aşırı derecede şaşırmak, hayal kırıklığına uğramak.

Şırla: yavı eşemek

Şımarmak, yüz bulmak, gevezelenmek anlamında kullanılır.

Şinik kafalı

Söylenenleri bir türlü anlayamayan, boş kafalı.

Ta benim bokum sıva tutmoyo

Daha benim bokum sıva tutmoyor

Daha sözüm geçmiyor anlamında söylenir.

Tacı, taddı yere vurmak

Tacı, tahtı yere vurmak

Dediğinde direten, inat eden. (Örnek: Bir türlü dinletemedik; tacı tahtı yere vuruyor.)

Takım, tufanım kesildi

Gücüm kalmadı, yoruldum anlamında kullanılır.

İstanbul Türkçesi

Topu dikmek

Ölmek.

Tosba: gabıñdañ çıkmışda, gabı:ñı beyenmemiş

Kaplumbağa kabuğundan çıkmışta, kabuğunu beğenmemiş

Geçmişini unutan, anasını, atasını saymayan, beğenmeyen.

Tuggucuk gibi

Tombul bebek.

Uluyan köpek, davara gurd getirir.

Uluyan köpek, davara kurt getirir.

Acısını derdini hafifletmek yerine onu körükleyen, olur olmaz yere sataşan kişinin başına mutlaka bela açılacağını anlatır.

Üğrük üğrük

Topluca, akın akın.

Yal gibi

Köpek yemeğine yal denir. Bir yiyeceği ya da içeceği beğenmediğini anlatmak için kullanılır. (Örnek: Bu nasıl yemek, yal gibi olmuş.)

Yalakcı

Çıkarı için onursuzca başkalarının dediklerini yapan, haksız olsalar bile onları destekleyen.

Yan başıña, dön başıña

İnsanın kendi işini kendisinin yapması gerektiğini anlatmak için söylenir.

Yarım osuruk

Güçsüz, çelimsiz kişi.

Yaşar oldu

Kadınlarımız, yaptıkları elişinin bir türlü bitmediğini, çok uzun sürdüğünü anlatmak için kullanırlar. (Örnek: Oya bir haftadır bitmedi; yaşar oldu.)

Yavan davranmak

İş işten geçtikten sonra harekete geçmek, önlem almak.

Yılan, eşini sokmaz

Bir insan ne kadar kötü olursa olsun, sevdiği kişiye zarar vermez.

Yıldızı kesmek

Bir işden çok iyi gelir elde etmek. (Örnek: Bu işyerini açman iyi oldu; yıldızı kesiyorsun.)

Yi gagacına

Yemeğini ihmal etme anlamına gelebilen bu söz zayıf, çelimsiz ve beslenmesine dikkat etmeyen kişileri uyarmak için kullanılan bir deyimdir.

Yidi:m avı, geydi:m kefen

Yediğim ağı (zehir), giydiğim kefen

Dayanma gücünün üstünde derdi olan kimseler, içinde bulundukları zor durumu anlatmak için söylerler.

Yunañ gevırı

Yunan gavuru

Gaddar ve zalimlere söylenir.